İksir , adı üzerinde…

Kabızlık, sağlıklı cilt ve pırasa

Posted on: Ocak 16, 2009


Lahana, pırasa, kereviz, ıspanak, karnabahar gibi sebzelerin bol olduğu günleri yaşıyoruz. Bu sebzelerin her biri ayrı bir şifa, sağlık kaynağı. Ancak günümüzde, özellikle genç kuşaklar arasında giderek yaygınlaşan fast food türü beslenme alışkanlığı yüzünden, sağlıklı ve dengeli beslenmenin en önemli, hatta vazgeçilmez unsurları arasında yer alan bu sebzeler, giderek unutulmaya başladı. Artık zeytinyağlı kerevizi, hafif acılı kapuskayı, terbiyeli pırasayı özleyen gençler hemen hemen yok gibi. Birçoğu kerevizin, lahananın, karnabaharın, pırasanın, hatta ıspanağın adını duyunca dudak kıvırıp geçiyor.
Oysa, biraz önce dediğimiz gibi, bu sebzelerin her biri ayrı bir sağlık kaynağı. Günümüzde kıymetini bilemediğimiz sebzelerden biri de pırasa

Sağlık kaynağı bir sebze
Potasyum, kalsiyum, demir ve fosfor bakımından oldukça zengin bir gıda maddesi olan pırasa, aynı zamanda, bol miktarda A, B1, B2 C ve E vitamini içerir. Pırasa, bütün bu özelliklerinin yanında hem böbreklerinizin rahat çalışmasına yardımcı olur, hem de içeriğinde bulunan taş oluşumunu engelleyici etkin madde sayesinde böbrek taşlarının oluşumunu da önler.

Pırasanın diğer faydalarına gelince:
Safra kesesinin düzenli ve rahat çalışmasını sağlar. İdrar söktürür. Şurubu göğsü yumuşatır, öksürüğü keser. İştahsızlığı giderir. Mide rahatsızlıklarına iyi gelir. Romatizma, mafsal ağrıları, damar sertliği, böbrek hastalıkları, üremi ve idrar tutukluğunda faydalıdır. Suyu yüzdeki sivilce ve lekelere faydalıdır. Sinirleri kuvvetlendirir. Basur memeleri için faydalıdır. Arı sokmasında da kullanılır.

Bağırsaklara düzen
Akdeniz mutfağının önemli yiyecekleri arasında yer alan pırasa, özellikle böbreklerimiz ve sindirim sistemimiz için son derece faydalı bir gıda maddesidir. Mesela; şiddetli kabızlık çekenler için pırasa yemeği, mükemmel bir çözüm getirmektedir. Sık sık tüketilecek pırasa yemeği, bağırsak florasını hem düzene sokacak, hem de kabızlığı yavaş yavaş ortadan kaldıracaktır. Eğer, kabızlık biyolojik bir sebebe dayanmıyor ise, beslenme şeklini değiştirmek gerekir. Kabızlığı gidermek için kullanılan bitkisel çaylar bazen köklü çözüm getirmemektedir. Bir örnek verecek olursak, şunu söyleyebiliriz; Sinameki, kabızlığa karşı etkili bir bitkidir. Ara-sıra kullanılmasında fayda vardır. Ancak, sinameki, uzun zaman kullanıldıktan sonra bırakıldığı zaman, kabızlık daha şiddetli bir biçimde tekrar edebilmektedir. Sonuçta, kabızlığa karşı, giderek daha güçlü çözümler aranmaya başlanmaktadır. Sürekli kabızlık çekenler, pırasa kürü uygulayarak bu sıkıntılarına çözüm bulabilirler. Bunun için; ilk başlarda haftada 3-4 gün hem öğlen, hem akşam yemeklerinde pırasa yemeği yenmelidir. Ayrıca gün boyu enaz 1.5 litre su tüketilmelidir.

Kabızlık çekenlere tavsiyeler
Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu �Bitkilerdeki Sağlık Mucizesi� adlı kitabında sürekli kabızlık çekenlere, pırasa yemeği dışında şu tavsiyelerde bulunuyor: Beyaz ekmek yerine kepekli ekmek tüketin. Her insan kendisinde hangi besinlerin gaz yaptığını bilir. Gaz yapan bu besinlerden uzak durun. Hangi öğün olursa olsun, yemeğe başlamadan önce mutlaka bir bardak su için. Yemeğinizi bitirdikten sonra, en son olarak mutlaka iki bardak su içerek sofradan kalkın. En az iki saat başka hiç bir şey yemeyin. Yemeklerin üzerine tatlı yeme alışkanlığınız var ise bundan mutlaka vazgeçin. Hangi öğün olursa olsun, yemekten en az iki saat sonra tatlı yiyebilirsiniz. Kesinlikle yemeğin hemen üzerine tatlı yemeyin.

Koyulaşan kanı sulandırmak için
Bir litre suya, bir baş kereviz ile bir tane pırasa ince ince doğranır. 5 dakika kaynatıldıktan sonra yarım saat kadar bekleyip süzülür. Suyuna bir tatlı kaşığı tereyağı, bir tatlı kaşığı limon suyu ve bir çay kaşığı tuz konup karıştırılır. Sabah, akşam aç karına birer su bardağı içilir.

Böbrekteki kum sancılarına karşı
Bir litre kadar suyun içine bir tane pırasa doğranır. Haşlandıktan sonra süzülür. Her gün aç karnına bir su bardağı içilir. Kalan suyu serin yerde saklamak gerekir.

Cilde tazelik ve parlaklık
Pırasa, cilt bakımında çok etkili ve faydalı bir sebzedir. İki tane pırasanın beyaz kısımlarını ince ince kıyın. Bir bardak sütle birlikte on dakika pişirin. Lapa haline gelen pırasaları ılık halde temiz cildinize sürün. 20 dakika bekledikten sonra cildinizi gül suyu ile temizleyin. Kısa sürede cildinizin parlak ve canlı bir görüntüye kavuştuğunu fark edeceksiniz.

Sağlıklı bir cilde kavuşmak için
Bir su bardağı süte; 1 tane pırasanın yalnız beyaz kısımlarını ince ince doğrayıp, kaynatın ince ve temiz bir tülbentten süzün. Küçük bir şişeye boşaltın. Geceleri yatmadan önce, bir parça pamukla yüzünüze sürüp yatın. Sabahleyin ılık suyla yüzünüzü yıkayın. Kısa süre sonra, cildinizin sağlıklı bir görünüm kazandığını göreceksiniz.

1 kilo ceviz tam 4 kilo bifteğe eşit
Enerji deposu olarak kabul edilen cevizin bir kilogramı, 4 kilogram biftek, 10 kilogram tavuk ya da 14 kilogram patatesin sağladığı enerjiyi tek başına veriyor. Ceviz, kalp sağlığı açısından da büyük önem taşımaktadır.

Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen, diğer besinlere göre oldukça zengin yağ ve protein içeren cevizin faydaları konusunda şunları söylüyor: ��Ceviz, kilogram başına yaklaşık 7 bin kalori enerji verir. Bu da, 3 kilogram ekmeğin, 4 kilogram bifteğin, 10 kilogram tavuk etinin ya da 14 kilogram patatesin sağladığı enerjiye eşittir. Günlük 3 bin kalorilik bir enerjiye ihtiyaç duyan bir insan 400 gram ceviz içi ile günlük kalori ihtiyacının tamamını karşılayabilir. Bu sebeple ceviz tüketimi, soğuk geçen kış aylarında vücudun direncini artırmasında oldukça önem taşır.�� Prof. Dr. Şen, ceviz yağının doymamış yağ asitlerinden meydana geldiğini belirterek, bu sebeple cevizin kolesterol ve damar sertliğinin önlenmesinde de önemli rol oynadığını söyledi.
Kalp sağlığı açısından da büyük önem taşıyan cevizin, yüksek oranda E vitamini içerdiğini vurgulayan Şen, oksidasyonu önlediği için hücrelerin yaşlanmasını yavaşlattığını da ilave ediyor.

Evinizin doktoru: Elma
Çocukluğumuzdan beri duyduğumuz bir söz vardır: Güneş giren eve doktor girmez Günümüzde de beslenme uzmanları, buna benzer bir uyarıyı sık sık tekrarlıyorlar: İğne yemek istemiyorsanız, her gün en az bir elma yiyin Bazı beslenme uzmanları Elma evinizin doktorudur hatırlatmasını yaparlar. Vitamin yönünden son derece zengin bir meyve olan elmada A ve C vitaminleri oldukça bol bulunmaktadır. Bu harika meyve, hem vücudun beslenmesi ve direncinin artması, hem de bazı rahatsızlıkların tedavisi açısından çok faydalıdır. Bunun için, biz de size, her gün en az 1-2 elma yemenizi tavsiye ediyoruz. Ülkemizde elmanın değişik çeşitleri satılmaktadır. Bunların lezzetleri farklı olabilir. Ancak vücuda sağladıkları fayda bakımından hepsi aynı değerdedir. (19.01.2004)

http://www.ailevekadin.com

About these ads

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Ocak 2009
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Ara   Şub »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

İnsani Yardım Vakfı

CafCaf Mizah

40 Cartoon 40 Hadith

Hamilelik ve Annelik

Leyal

Dünya Bülteni

İslam Özgürlüktür

RSS Girift

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

RSS Dünya Bülteni

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

RSS AmatöRuh

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

RSS Timeturk

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Blog Stats

  • 1,576,558 hits
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: