İksir , adı üzerinde…

Stres ve Stresin insan vücudundaki etkileri

Posted on: Ekim 9, 2008

stres 1

Stres nedir?

Stres sözcüğü 1900′ lerin başından beri ruhsal ve bedensel değişikliklere yol açan durumları tanımlamak için kullanılır. Stres o kadar çok biçimde ortaya çıkarki kesin bir tanım yapmak çok zordur. Her inan stresi farklı algılar. Duruma göre stres, hem yararlı hemde zararlı olabilir. Performansımız için bizi motive ettiğinde ve hayatımızda olumlu değişikliklere yol açtığında yararlıdır. Hiç stresimiz olmasaydı, hayat sıkıcı olurdu, hiç bir şekilde çalışamazdık.

İnsanlara, stresin ne anlama geldiği ve kendilerine en çok neyin stres yaptığı sorulduğunda hepsinin yanıtı çoğu zaman farklı olur. Her insan farklı bir stres tetikçisine, farklı bir şekilde tepki gösterir.

Hangi tanımı kullanırsak kullanalım, stresi genelde iki kategoriye ayırabiliriz: Uyaran veya tepki. Başımızdan geçen bir durum veya olay sonucunda stres bizi uyarabilir. Bu olay araba kazası, iş yerinde kavga, işini kaybetme veya sevdiğiniz bir kişinin ölmesi gibi, bedensel yada duygusal bir durum olabilir.

Stres aynı zamandabizim bu olaya karşı zihinse veya bedensl tepkimizde olabilir. Hatta, olmasından endişe ettiğimiz, kafamızdaki veya gerçek olmayan bir tehdide karşıda bir tepki olabilir; örneğin, işte terfi ettirilmemek gibi. Bazı durumlarda sezgiler bizi hakikatlerden daha fazla etkiler. O olayın hiç bir zaman gerçekleşmeyecek olmasının önemi yoktur; sadece onun tehtidi bile bir stres tepkisi oluşmasına yeterde artar bile.

Stres mükemmeliyetçi biri olmak yada herkes tarafından beğenilmek gibi, kendi kendimize koyduğumuz isteklerdende kaynaklanabilir. Hiç bir şey yeteri kadar iyi olamaz; böylece onu daha iyi yapmak için sürekli tekrarlarız. Bazı insanlar ömürlerini, herkesi memnun etmeye veya kazanmaya çalışarak harcarlar. Kendilerine elde etmesi olanaksız bir mükemmeliyet ve onay sağlamak üzereolağanüstü büyük bir baskı uygularlar. Talepkar olurlar.

Stres aynı zamanda olumlu bir duruma tepki de olabilir. Örneğin yeni bir eve taşınmak, terfi etmek yada çocuğunuzun evlenecek olması gibi.İnsanlar bazı durumlarda korku ve kaygı duyar, hatta bunlarla zar zor baş edebilirler. Stres beden üzerinde hem zihinsel hemde fiziksel bir yük bindirir. Tepki uyandıran durumve olaylara “stres tetikçis”i veya “stres kaynağı”, vücudun verdiği tepkiyede “stres” diyoruz.

stres2

Stres’ in Belirtileri Nelerdir?

1- Sitres’ in Zihinsel Ve Duygusal Beliritleri:

- Olumsuz tutum
– Endişe
– Sabit fikirler
– Korku / fobiler
– Keder
– Asabiyet
– Öfke / kızgınlık
– Sürekli unutkanlık
– Yalnızlık
– Konsantrasyon eksikliği
– Kararsızlık
– Umutsuzluk
– AUykusuzluk
– Kabus görme
– Depresyon
– İntihar

2- Sitresin Bedensel Belirtileri:

- Adele gerginliği / ağrısı
– Adele spazmları
– Baş ağrıları
– Migren
– Diş gıcırdatma
– Yorgunluk / bitkinlik
– Kabızlık
– İshal
– Hazımsızlık
– Ülser
– Titreme
– Astım
– Kalp çarpıntısı
– Yüksek tansiyon
– Sığ, hızlı nefes alıp verme
– Sakarlık

Stresin Vücudumuza Olumsuz Etkileri Nelerdir?

Stes, kalp hastalıklarının, inmenin, kanserin, solunum yolları hastalıklarının, eklem iltahaplarının, mide- bağırsak bozukluklarının, uykusuzluğun, psikolojik rahatsızlıkların (depresyon, intihar), psikomatik rahatsızlıkların, deri hastalıklarının, kronik ağrı ve sancıların başlıca nedenlerinden biridir. Bütün bu hastalıkların tek nedenini strese bağlayamayız ancak stresin bu hastalıkların oluşmasındaki önemli rolünü de unutmamak gerekir.

1- Stresin Kan Dolaşımı Sistemine Etkisi :

Pek çok ülkede stres kalp hastalıklarının önde gelen nedenlerinden biridir. Endişe, korku ve öfke insanı kalp hastalıklarına daha yatkın bir hale getirir.

Kalbimiz, normal ritmiyle atıp kan taşırken kan damarlarının duvarlarına basınç uygular. Beynimiz kalbin hızını ve kan basıncını mümkün olduğu kadar düşük seviyede tutmak için kalple birlikte çalışır. Olumsuz bir durumla karşılaştığımızda (korku, endişe, kaygı) veya fiilen bir olumsuz stres kaynağına rastladığımızda, kan basıncımız otamatik olarak artar. Kalp, savaş veya kaç tepkisini hazırlamak üzere yaşamsal organlarımıza daha fazla kan pompalar. Tansiyonumuzun yükseldiğini fark etmeyiz, çünkü bu hissedilmez. Çoğu durumda tansiyon normal seviyesine geri döner. Uzun süre boyunca strese maruz kaldığımız için tansiyonumuzun sürekli arttığı durumda ikilem başlar. Tansiyon yüksek seviyede kalmaya devam ederse, hiper tansiyon denen durum meydana gelir. Kalp, kanı dolaştırabilmek için daha fazla çalışmak zorunda kalır. Buda kalp krizi ve inme olasılığını arttırır.

İsviçre’ de yapılan bir araştırma, kalp krizi hazırlayan stres ile atar damar sertleşmesi arasındaki ilişkiyi açıkça ortaya koydu. Stres testleri yapılan hastaların damarları daraldı, kan akışları azaldı, tansiyonları yükseldi ve kalp atışları yükseldi.

Kan dolaşımı sistemi, yaşamaları, büyümeleri ve çoğalmaları için bütün enerjiyi hücrelere taşır. Sonra hücrelerden birikmiş atıkları yok etrmek üzere toplar. Var olamamız için bu durum yaşamsaldır ve asla durmamalıdır. Stres, beynimizi iç salgı bezleri ve kalp damar sistemimize mesajlar göndermeye, kalp ve kan damarlarına faliyetlerini artırma emri vermeye zorlar. Kana aktarılan ek stres hormonları orada kalır ve vücutta dolaşmaya başlar. Kaslara ek enerji sağlamaya gönderilmiş olan yağlar, kan damarlarımızda gezinmeye başlar ve orada plakalar oluşturur. Zamanla kan damarları daralır, tıkanır ve damar sertliği denilen durum ortaya çıkar. Bu tıkanma kalp atardamarlarında meydana gelirse kalp krizine yol açar. Tıkanma beyin veya karaciğer gibi başka organlardada görülebilir. Tansiyon yükseldiği zaman risk her zaman dahada artar.

2- Sitres İnme’ye (felç) Sebep Olabilir :

İnme kalp krizi ve kanserden sonra ölüme neden olmada üçüncü sırada yer alır. İnmenin en sık görülen şekli beyin damarlarının tıkanmasıdır. Bu durum, vücüdun her hangi bir yerinde bir kan pıhtısının kopması ve beyne taşınmasıyla meydana gelir. Bu tıkanma beynin ihtiyaç duyduğu kan akışını engeller.

Michigan üniversitesi araştırmacıları ve Finli doktorlar Finlandiya’ da 2300 erkeüi inceledi. Araştırmacılar bu erkekleri farklı stres tetikçileriyle karşı karşıya getidi ve sonra 11 yıl boyunca izledi. Stres kaynağının , tansiyonlarını yükselttiği erkeklerdeki inme olasılığı, tansiyonları düşük kalanlara göre, %72 daha fazla çıktı. Mesaj açık seçik ortadadır: stres; yüksek tansiyon, kalp krizi ve inmeyle ilişkilidir.

3- Sitres’ in Kaslar Ve Kemikler Üzerinde Olumsuz Etkisi :

Stres, vücut harekete geçmeye hazırlanırken kaslarımızı gerer. Strein kaynaklandığı etken gerçekte olsa, hayalide olsa, vücut bu tepkiyi verir. Kronik olarak gerilen kaslar daralır ve kısalır. Bu durum meydana geldiğinde, bağ dokularını, kirişleri ve eklemleri çeker ve ağrı yapar. Ayrıca kaslar zayıflar ve yorulur; baş ağrıları (migren dahil) sırt ağrıları ve boyun, kürek kemikleri ve dizle gibi yerlerinde ağrılar meydaan gelir.

4- Sitres’ in Mide Ve Bağırsak sistemine Olumsuz Etkisi:

Stres mide ve bağırsak sisteminede acımasızdır. Büyük stres altındayken tükürük bezleri tükürük akışını durdurabilir; veya başka durumlarda tükürüğü arttırır. Mide asit salgılarını arttırarak asitlenmeye, bulantıya veya ülsere yol açar. Stresin diğer çok görülen sonucuda ishaldir. Pek çok insanda mide bölgesindeki kasların gerilmesinden şikayet eder.

5-Sitres’ in Bağışıklık Sisteminde Olumsuz Etkileri :

Bağışıklık sistemi saldırıya geçen mikropları tespit edip yok eden bir savunma sistemidir. Sistem stres altındaysa, bağışıklığımız etkisizleşmeye başlar; buda bizi, soğuk algınlığı, grip ve diğer enfeksiyon hastalıklarına duyarlı hale getirir.

Stres ile bağışıklık sistemi arasındaki bağlantıyı ortaya koyan bir dizi araştırma yapılmıştır. Araştırmaların konusu olan kişiler, uykusuzluk çekecek kadar yüksek stres düzeyine sahipti ve kısa süre önce boşanmışlardı. Bazıları daha kısa süre stres altında kalmıştı. Tümünde hastalıklarla mücadele eden “T” hücreleri ve diğer antikorları azaldığı görüldü.

Bir başka deneyde ise stresle soğuk algınlığı arasındaki ilişki incelendi. Stres altında olan ve olmayan kişilere burun spreyi ile soğuk algınlığı virüsü verildi. Stres altında olanlarda hastalığa yakalanma oranının iki kat daha fazla olduğu gözlemlendi. Demekki stres altında olanların stres altında olmayanlara göre hastalığa yakalanma riski daha fazladır.

6- Stres Astım’ ı Tetikleyebilir :

Normal dinlenme koşullarında nefes aldığımızda soluklanmamız düzenlidir. Göğsümüzdeki adeleler gevşektir, diyafram açılıp yükselirken akciğerler havanın serbestçe girip çıkmasına izin verir. Bronş tüpleri küçük balona benzer keseciklere ayrışmıştır ve bunlar havayı akciğerde dolaştırır.

Astım çoğu zaman belli alerji tetikleyiciler tarafından azdırılı. Fakat astım, aynı zamanda stres, korku, yorgunluk ve kaygı gibi alerjik olmayan etkenler tarafındanda meydana getirilebilir. Bir astım krizine yol açan pek çok stres vakası görülmüştür. Bir aile üyesinin ölümü, araba kazası veya dişçiye gitme bile, ciddi bir astım krizine yol açabilir.

Tipik bir krizde göüğüs kasları gerilmeye başlar, solunum hızlanır ve aynı zamanda sığlaşır. Kesecikler büzüşerek düzenli oksijen akışını engeller. Bronşial tüplerin astarları şişer ve enfekte olur. Kalın sümükle dolabilir ve hırıltılı sesler meydana getirir. Bu değişiklikler nefes alıp vermeyi zorlaştırır. Her nefeste daha az hava alınır ve stres tüm vücuda yayılır.

7- Stres ve Kanser:

Stres kendi başına kansere yol açmaz. Kanser ile stres arasındaki ilişkiyi bir çok faktör belirler. Genede bazı koşullarda stres, bağışıklık sistemimizin vücudumuzdaki anormal hücrelerin büyümesiyle mücadele etme kapasitesini azaltabilir. Günümüzde stresin bağışıklık sistemimizi nasıl ve ne zaman etkilediği konusunda pek çok araştırma yapılıyor.

Vücudumuzdaki normal hücreler, anormal ve zararlı hücrelere dönüştüklerinde, kanser meydana gelir. Kanserli hücreler kontrol edilemez şekilde büyür ve normal hücrelerin denetimini ele geçirirler. Yeterli miktarda akyuvarlarla bu büyümeyi önleyebiliriz. Yoğun strese maruz kaldığımızda, kan dolaşımımızdaki bazı hormonlar azalır. Bunun sonucunda kanser hücrelerinin oluşmasını engelleyen akyuvarların sayısı azalmaya başlar. Bu da kanserli hücrelerin büyümeyi sürdürüp tümör oluşturma ihtimalini artırır.

Depresyona sadece stresin yol açtığı kesin değildir. Çünkü depresyon bazı durumlarda kimyasal bir dengesizliğe bağlıdır ve doğası itibariyle irsi’ dir. Ne varki depresyon, stresin sık görülen bir semptomudur. Depresyon, sürekli olark çökmüş ve üzüntülü olmak demektir. Beden zayıftır, gergindir ve zihin konsantre olamaz. Enerji tükenmiştir ve hiçbir şey yapmak istemez. Depresyonlu kişi sürekli yatıp uyumak ister. Depresyon, başkalarıyla sürekli çatışma halinde olma, iş yerinde terfi edememe, satışların azalması, iş çevresinin sürekli değişmesi gibi bazı koşullara bağlı olabilir.

9- Psikomatik Hastalıklar :

Psikomatik hastalıklarda vücut, zihnin olumsuz düşünce süreçlerinden doğrudan etkilenir. Bir kişinin olumsuz düşünceleri hastalıklarla mücadele etme yeteneğini azaltır ve hastalıkların bedenden atılamamasına neden olur.

Bob Losyk : Stresle Başa Çıkma Yolları

About these ads

2 Yanıt to "Stres ve Stresin insan vücudundaki etkileri"

su yukarda yazili olan stresin zihinsel ve duygusal belirtileri ve ayrica bedensel belirtilerinin hepsi bende mevcut.yalniz bulundugum sehirde türk psikologunun olmayisi sebebiyle bir yardim alamiyorum ve bir senedir hayatim cehenneme döndü..bana bu konuda bir fikir verebilir veya yardim edebilirmisiniz..tesekkürler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Ekim 2008
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Eyl   Kas »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

İnsani Yardım Vakfı

CafCaf Mizah

40 Cartoon 40 Hadith

Hamilelik ve Annelik

Leyal

Dünya Bülteni

İslam Özgürlüktür

RSS Girift

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

RSS Dünya Bülteni

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

RSS AmatöRuh

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

RSS Timeturk

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Blog Stats

  • 1,582,978 hits
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: